Gümüşhane Yaylalarında Bal Sağımı Sona Erdi: İklim Şartları Rekolteyi Yarı Yarıya Düşürdü!…
-
[GÜMÜŞHANE]
Doğu Karadeniz Bölgesi’nin zengin flora kuşağında yer alan, temiz su kaynakları ve kirlenmemiş tabii yapısıyla öne çıkan Gümüşhane yaylalarında 2026 yılı bal sağım dönemi tamamlandı. Kentin yüksek rakımlı meralarında ve Alemdar Köyü havzasında çeyrek asırdır gezginci arıcılık faaliyeti yürüten Selim ve Raci Lötek kardeşler ile Gümüşhane İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Doç. Dr. Kurtuluş Merdan, sezonun kapanış tablosunu ve üretim verilerini paylaştı. İlkbahar ve yaz aylarındaki düzensiz yağışlar ile ani sıcaklık dalgalanmaları sebebiyle il genelindeki bal rekoltesinde yüzde 40 ila 50’ye varan verim kayıpları yaşandı.
Alemdar Köyü merkezli üretim yapan ve kovanlarını kışlatmak üzere ekim ayında Antalya’nın Kemer ilçesine taşıyıp mayıs ayında yeniden memleketine dönen 25 yıllık gezginci arıcı Selim Lötek, ”25 yıldır bu işi yapmaktayım. Gümüşhane Alemdar köyünde, bitki örtüsü zengin bir yerde arıcılığı sürdürüyoruz. Ayak işinden başladık; getir götür, çerçeve çak, mum getir, mum yap derken bu işin içinde bulduk kendimizi. Son 10 yılı aşkın süredir de profesyonel olarak gezginci arıcılık yapıyoruz” dedi. Lötek, arıcılığın yalnızca bal üretimiyle sınırlandırılmaması gerektiğini belirterek polen, propolis ve arı sütünün de tanıtılması adına çaba harcadıklarını kaydetti.
Kemer-Gümüşhane Arasında Göç Eden Kolonilerde Verim Kaybı
Üretim sürecini aktaran Raci Lötek, ”Kemer’deki çalışmalarda kolonilerin gelişmesini hedefledik. Temmuz ve ağustos aylarını bal üretim dönemi olarak değerlendirdik, ağustos sonunda ise bal hasadına başladık” açıklamasında bulundu. Bölgedeki kekik ve geven bitki örtüsünün balın nefasetini belirlediğini söyleyen Lötek, piyasadaki sahte ürün baskısına işaret ederek, ”Piyasada bulunan ucuz ballar, bizim gibi Gümüşhane’deki diğer arıcıları da olumsuz etkiliyor. Ürettiğimiz balı istediğimiz fiyata satamıyoruz. Bu durumdan şikâyetçiyiz” ifadelerini kullandı.
“Bazı Bölgelerde Kayıp Yüzde 90-100 Seviyesine Ulaştı”
İl genelinde birliğe kayıtlı 440 üye ve 32 bin civarında kovan bulunduğunu bildiren Gümüşhane İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Doç. Dr. Kurtuluş Merdan, ”Gümüşhane’de bu yıl arıcılık sektörü açısından bal rekoltesinde geçmiş yıllara göre büyük bir düşüş yaşandı. Bunda iklim şartları ve yağışların olumsuz etkileri oldu. Bölgesel bazda bazı yerlerde düşüş yüzde 40-50 seviyelerindeyken, bazı yörelerimizde yüzde 90’lara hatta yüzde 100’lere kadar ulaştı” dedi.
Tüketicilere yönelik sahte bal uyarısında bulunan Doç. Dr. Merdan, ”Piyasada düşük fiyatlı ve tüketiciyi aldatıcı nitelikte çok sayıda bal bulunuyor. Gerçek balın ortaya çıkışı büyük bir emek ve maliyet gerektirir. Piyasada tağşişli, yani sahte olabilecek çok sayıda bal var. Tüketicilerimiz öncelikle tanıdık, bildik üreticilere yönelmeli; analizi yapılmış, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanmış ürünleri tercih etmelidir” uyarısını paylaştı. Doç. Dr. Merdan ayrıca arıcılıkta yaş ortalamasının 45’in üzerine çıktığını hatırlatarak gençlerin arı zehri, ana arı ve propolis gibi katma değerli kollara yönlendirilmesi ve yaylalardaki flora bütünlüğünü bozan vahşi madencilik uygulamalarına karşı acil çevre tedbirleri alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Toprak TV Olarak;
Gümüşhane’nin geven ve kekik zengini bakir yaylalarında üretilen saf yayla balının, iklim krizinin getirdiği rekolte kayıplarına ve piyasadaki tağşişli sahte ürün istilasına karşı korunmasını milli bir biyolojik servet meselesi olarak görüyoruz. Arıcımızın emeğinin sahte glikoz şuruplarına kurban edilmemesi, Doğu Karadeniz yaylalarımızın arı popülasyonuyla ayakta kalmasına bağlıdır. Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı, Gümüşhane Valiliği, Gümüşhane İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Gümüşhane İli Arı Yetiştiricileri Birliği iş birliğiyle; iklim kaynaklı kuraklık ve rekolte kayıpları TARSİM kapsamına eksiksiz alınmalı, gezginci arıcıların nakliye ve kovan taşıma mazot maliyetleri sübvanse edilmeli, market raflarında tağşişli bal denetimleri laboratuvar düzeyinde sıkılaştırılmalı ve arılık alanların hemen yanı başında ekosistemi tehdit eden kontrolsüz madencilik faaliyetlerine asla izin verilmemelidir. Üreticilerimize tavsiyemiz ise; ürünlerini değerinde pazarlayabilmek için analizli ve barkodlu kooperatif/birlik markalaşmasına yönelmeleri, kışlatma öncesi varroa ve nosema mücadelelerini aksatmamaları ve tek tip bal hasadı yerine arı sütü, polen ve propolis üretimini yaygınlaştırmalarıdır.


