Denizlerde av yasağının sona ermesiyle gözlerin çevrildiği Karadeniz’den sevindirici haber geldi. Türkiye’nin en çok avlanan balık türü olan hamside sezon, geçen yıllara oranla çok daha verimli başladı. Balıkçılar geleceğe umutla bakarken, uzmanlar bu bereketli başlangıcın tesadüf olmadığının altını çiziyor.
Prof. Dr. Samsun: “Bu Bir Tesadüf Değil, Bilimsel Kararların Sonucu”
‘Kota’ Kararı İşe Yaradı: Hamsi Geri Döndü!
Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Osman Samsun, verimli başlangıcın, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın geçen yıl uygulamaya koyduğu 400 bin tonluk avlanma kotası gibi koruma önlemlerinin doğrudan bir sonucu olduğunu belirtti. Samsun, “Bilim camiası olarak bu verimli başlangıcı tesadüf görmüyoruz. Yasaklamaların, balık stoklarının sonraki yıllarda daha iyi verimlere ulaşmasını sağladığının bir kanıtı olarak ifade ediyoruz,” dedi. Şu an Karadeniz’in birçok yerinde hamsi avlanabilmesinin çok iyi bir gelişme olduğunu söyleyen Samsun, deniz suyu soğudukça hamsinin daha büyük sürüler oluşturacağını ve avın daha da bereketleneceğini ifade etti.
Prof. Dr. Osman Samsun Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi
Koruma Kararları Meyvelerini Veriyor
Son 10 yılın TÜİK verilerine göre Türkiye’de avlanan toplam balık miktarının yarısını oluşturan hamsi, stratejik bir öneme sahip. Ancak geçmiş yıllarda avlanma süresinin 5 aydan 2 aya kadar düşmesi, stokların tehlikede olduğunu gösteriyordu. Geçen yıl başlatılan kota uygulamasının bu sene eylül ortasında verimli bir av sezonuyla sonuçlanması, sürdürülebilir balıkçılık politikalarının ne kadar doğru ve iyi sonuçlar verdiğini kanıtlamış oldu.
Toprak TV Olarak
Karadeniz’den gelen hamsi bereketi haberi, sadece tezgahlardaki bolluğun değil, aynı zamanda bilime kulak veren bir yönetim anlayışının da zaferidir. Geçen yıl “kota” kararı alındığında ortaya çıkan bazı endişelerin ne kadar yersiz olduğu, bugün ağlara takılan her bir hamsiyle kanıtlanmaktadır. Bu durum, doğanın cömertliğinin ancak onu koruyan kurallarla sürdürülebilir olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı‘nın bilimsel veriler ışığında attığı bu cesur adım, günü kurtarmak yerine geleceği güvence altına almanın en doğru yol olduğunu göstermiştir. Prof. Dr. Osman Samsun‘un da belirttiği gibi, bu bir tesadüf değil; akılcı, planlı ve sürdürülebilir kaynak yönetiminin somut bir meyvesidir. Bu başarı hikayesi, denizlerimizden tarlalarımıza kadar tüm doğal kaynaklarımızın yönetiminde bize örnek olmalıdır: Bilim konuşunca, doğa cömertçe cevap verir.