[AYDIN] – Söke TARİŞ Pamuk ve Yağlı Tohumlar Kooperatifi Başkanı İsmail Özer, pamuk üreticisinin son yılların en zorlu sezonunu yaşadığını belirterek, devletin Aralık-Ocak ayını beklemeden acil bir destekleme modeli açıklaması gerektiğini söyledi.
“Pamukta Devlet Müdahalesi Şart, Sanayinin Kalbi Duruyor!”
Başkan Özer, “Üreticimiz memnun değil. İyi verim alan üretici bile borcunu ödeyemiyor. Bu tablo sürdürülebilir değil” diyerek durumun vahametini vurguladı.
Pamuktaki krizin sadece tarımsal bir sorun olmadığını, tekstil sanayisini de zincirleme etkilediğini belirten Özer, “Pamuk yalnızca bir tarımsal ürün değil, sanayinin kalbidir. Bu nedenle devletin çok acil müdahale etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Ovanın %50’si Buğday Olacak, İthalata Bağımlı Kalırız” Özer, Söke Ovası’nda üreticinin pamuktan hızla uzaklaştığı uyarısında bulunarak, “Şu anda başlayan buğday ekimi ovanın en az yüzde 50’sini kapsayacak gibi görünüyor. Sorun sadece kuraklık değil; maliyet yüksek, kazanç az. Eğer üretici bugün korunmazsa, yarın Türkiye pamuk ithalatına daha da bağımlı hale gelir” dedi.
TARİŞ‘in 30-35 milyon kg alım hedefinin, verim düşüklüğü nedeniyle 23-24 milyon kg’da kalacağını belirten Özer, Söke Ovası‘nda sezonun 70-80 bin ton üretimle kapanmasının öngörüldüğünü ekledi.
İsmail Özer Söke TARİŞ Pamuk ve Yağlı Tohumlar Kooperatifi Başkanı
Toprak TV Olarak
İşte “BİZ”im “stratejik ürün” ve “ulusal güvenlik” dediğimiz mesele tam olarak budur! Söke TARİŞ Başkanı İsmail Özer’in bu çağrısı, basit bir “fiyat şikayeti” değil, Türkiye’nin sanayi egemenliğine yönelik ciddi bir “stratejik uyarı”dır.
“BİZ”im için bu haberin iki kilit noktası vardır:
Krizin Tanımı: “İyi verim alan üretici bile borcunu ödeyemiyor.” Bu cümle, sorunun “kuraklık” veya “verimsizlik” olmadığını; sorunun “akıl dışı maliyetler” ve “çiftçiyi korumayan fiyat politikası” olduğunu kanıtlamıştır.
Sonuç (Ulusal Tehdit): Söke Ovası gibi “beyaz altının” kalesinin %50’sinin pamuktan vazgeçip buğdaya yönelmesi, sadece bir ürün deseni değişikliği değildir. Bu, Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sanayisinin “ham madde” damarının kesilmesi ve milyarlarca dolarlık “pamuk ithalatı” faturasına mahkum edilmesi demektir.
Özer’in “Pamuk sanayinin kalbidir” sözü, “BİZ”im vizyonumuzun özetidir. Pamuk, gıda kadar stratejiktir. Devletin, tıpkı hububatta TMO ile yaptığı gibi, sanayimizin kalbi olan pamuk için de “acil müdahale” ve “üreticiyi koruyan destek” modelini derhal devreye alması, bir tercih değil, ulusal bir zorunluluktur.
“Pamukta Devlet Müdahalesi Şart, Sanayinin Kalbi Duruyor!”