Safranbolu’da Kırmızı Altın Zirvesi: Tarlalar Mosmor Oldu, Kilosu 800 Bin ₺’den Alıcı Buluyor!…
-
[SAFRANBOLU-KARABÜK]
UNESCO Dünya Mirası kenti Karabük’ün Safranbolu ilçesinde, adını verdiği toprakların tescilli milli serveti olan “kırmızı altın” safranda (Crocus sativus) çiçeklenme en tepe noktasına ulaştı. Kendi ağırlığının 100 bin katı suyu altın sarısına boyayabilme kabiliyetine sahip olan, gıdadan tıbba ve lüks kozmetiğe kadar uzanan kullanım alanıyla kilogramı 800 bin ₺’den satışa sunulan dünyanın en pahalı baharatında, tarlalar adeta mor bir örtüyle kaplandı.
7 Ekim’de başlayan hasat periyodunda 14 günlük kritik evre geride kalırken; sonbahar yağmurlarının ardından gelen güneşli havalarla birlikte safran tarlalarında çiçek yoğunluğu patlama yaptı. Bölgedeki üreticiler sabahın erken saatlerinde üç kırmızı tepeciği (stigma) ayıklamak için tarlaya girerken, yerli ve yabancı binlerce turist de bu eşsiz agroturizm hasadına eşlik ediyor.
“Üretici Mine Yılmaz: Sağanak Yağışın Ardından Güneş Açtı, Arazimiz Mosmor Oldu”
Safranbolu’daki hasat sürecini ve sahadaki verimi aktaran üretici Mine Yılmaz, yağışların ardından gelen güneşin çiçeklenmeyi hızlandırdığını belirterek şunları söyledi:
“İlk safran çiçeklerimizi 7 Ekim’de açmıştı. Son günlerde etkili olan kuvvetli sağanak yağış sebebiyle çiçekler açmayı bir miktar geciktirdi. Ancak yağışın ardından güneşin yüzünü göstermesiyle birlikte tarlalarımız bir anda mosmor oldu. Sabahın erken saatlerinde tarlaya girip çiçekleri tek tek elle topluyoruz. Çiçeklerin içinde yer alan, safranın asıl kıymetli kısmı olan o üç kırmızı lifi aynı gün içinde ayıklayıp özel gölgede kurutma işlemine tabi tutuyoruz. Önümüzdeki bir buçuk ila iki hafta boyunca bu yoğun çiçeklenme ve hasat mesaisi devam edecek.”
“Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD’den Ziyaretçi Akını: Tarlada Karavanlı Agroturizm”
Safran hasadının yalnızca tarımsal bir kazanç değil, devasa bir turizm hareketliliği oluşturduğuna dikkat çeken Mine Yılmaz, “Hem yurt içinden hem de yurt dışından yoğun bir ilgi var. Almanya, Fransa, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından misafirlerimiz geliyor. Son olarak dokuz karavandan oluşan uluslararası bir turist kafilesini ağırladık. Misafirlerimiz sabah bizimle birlikte tarlaya girip hasada katılıyor, safranın kokusunu ve doğadaki zarafetini bizzat yerinde tecrübe ediyorlar” dedi.
Hücre yenileyici, serotonin salgısını tetikleyen “mutluluk iksiri” niteliğiyle bilinen safran; yüksek krosin, safranal ve pikrokrosin bileşenleriyle hem modern eczacılıkta hem de Anadolu tıbbında benzersiz bir konuma sahip.
Toprak TV Olarak;
Dekar başına gramlarla ölçülen ancak katma değeriyle milyonları aşan Safranbolu safranını; Anadolu topraklarının tescilli bir mücevheri, tıbbi ve aromatik bitkisel üretimimizin küresel bayraktarı olarak görüyoruz. Çiftçimizin sabahın şafağında mor taç yapraklar arasından kırmızı lifleri cımbız gibi parmaklarıyla ayıklaması, Türk tarımının en zarif ve en kıymetli emeğidir.
Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda; Safranbolu’da safran soğanının (korm) yurt dışına kaçırılmasını engelleyen genetik güvenlik çemberi tavizsiz uygulanmalıdır. Safran üreticilerine Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında damla sulama altyapısı, soğan dikim-söküm aparatları ve kontrollü kurutma fırınları yüzde 80 hibe ile temin edilmelidir. Piyasada aspir, mısır püskülü veya boyalı liflerle sahte safran satan dolandırıcılara karşı piyasa denetimleri sıkılaştırılmalı; Safranbolu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü denetiminde her gram yerli safrana DNA ve krosin analizli karekodlu hologram zorunluluğu getirilmelidir.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; üreticilerimizin safran soğanlarını kış donlarından koruyacak organik malçlama uygulamalarına özen göstermeleri ve hasat edilen lifleri doğrudan güneş ışığına maruz bırakmadan gölgede kurutmalarıdır. Tüketicilerimizin ise ucuz fiyatla satılan, rengi ve kokusu kimyasal boyalarla taklit edilen sahte ürünlere kanmayıp; Safranbolu’nun tescilli, analiz raporlu ve coğrafi işaretli kırmızı safranını tercih ederek sağlığını koruması ve yerli üreticimize güç vermesidir.


