Karadeniz Bölgesi’nde fındık hasadı tamamlanırken, üretici alışkanlıklarında köklü bir değişim yaşanıyor. Kuraklık ve böcek zararı nedeniyle rekoltenin düşük olduğu bu zorlu sezonda, üreticiler artık geleneksel yöntemlerle fındığı evde işlemek yerine, kırma, kavurma ve paketleme işlemleri için bölgedeki modern tesislere yöneliyor. Bu yeni trend, hem üreticiye kolaylık sağlıyor hem de küçük ölçekli yeni bir girişimci sınıfı yaratıyor.
Fındıkta Yeni Dönem: Üretici ‘Kırma’ İşini Profesyonellere Bıraktı, Katma Değer Arttı
Rekolte Düşük, Talep Yüksek
Ortahisar ilçesinde fındık işleme tesisi sahibi Mustafa Dereköylü, kuraklık ve böcek zararı nedeniyle bu yıl hem rekoltenin hem de randıman oranının (43-48 arası) düşük olduğunu, bu durumun da sezonun yavaş başlamasına neden olduğunu belirtti. Ancak rekolte düşüklüğüne rağmen, üreticilerin fındıklarını işlenmiş halde alma talebinin her geçen yıl arttığını vurguladı.
Katma Değerli Ürünler Ön Planda
İşletmeler, üreticilere sadece fındık kırma hizmeti sunmuyor; aynı zamanda kavurma, vakumlu paketleme, fındık ezmesi (ballı, pekmezli), fındık unu ve hatta çikolatalı krema gibi katma değerli ürünler de hazırlıyor. Bu hizmet, üreticiye hem hijyen hem de zaman tasarrufu sağlıyor.
Üreticinin %10’u Girişimci Oldu
Mustafa Dereköylü, müşterilerinin %90’ının ürünleri kendi tüketimleri veya hediyelik olarak aldığını, ancak geriye kalan %10’luk bir kesimin çok önemli bir fark yarattığını belirtti. Dereköylü, “Bu %10’luk kısım, fındığını tüccara satmak yerine, kırdırıp kavurttuktan sonra anlaştıkları marketlerde iç fındık olarak satıyor. Bu sayı önümüzdeki yıllarda artacaktır,”diyerek üreticiden girişimciye dönüşen yeni bir modelin doğduğuna işaret etti.
Toprak TV Olarak:
Karadeniz‘den gelen bu haber, Türk tarımının ve kırsal yaşamın modernleşme dinamiklerini anlamak için harika bir örnektir. Fındığın evde, zahmetli ve hijyenik olmayan koşullarda kırıldığı dönemden, modern tesislerde katma değerli ürünlere dönüştüğü bir döneme geçiş, takdire şayan bir adımdır. Bu, sadece bir kolaylık değil, aynı zamanda bir zihniyet devrimidir. Asıl devrim ise, o %10’luk kesimin hikayesinde saklıdır. Tarlasının ürününü sadece hammadde olarak görmeyip, onu işleyerek, paketleyerek, doğrudan pazara sunan o küçük üretici, aslında Türk çiftçisinin gelecekteki vizyonunu temsil etmektedir. Bu model, çiftçiyi sadece üreten değil, aynı zamanda kendi ürününün sanayicisi ve pazarlamacısı haline getiren, aracıları azaltan ve geliri tabana yayan bir potansiyel taşımaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, bu parlak modelin üzerindeki en büyük tehdit, iklim değişikliğinin getirdiği rekolte ve kalite düşüşüdür.
Fındıkta Yeni Dönem: Üretici ‘Kırma’ İşini Profesyonellere Bıraktı, Katma Değer Arttı