Kırkağaç Kavununda Askı Mesaisi Başladı: 10 Bin Dekarda 30 Bin Ton Rekolte, Kış Sofraları İçin Hazır!…
-
[KIRKAĞAÇ-MANİSA]
Manisa’nın verimli Bakırçay Havzası’nda yer alan Kırkağaç ilçesinde, kalın kabuk yapısı, lifli dokusu, yüksek kokusu ve aylarca bozulmadan durabilme özelliğiyle bilinen coğrafi işaretli Kırkağaç kavununda hasat sonrası askı süreci başladı. 2008 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan tescil alan, 2025 yılında ise Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alarak Türkiye’nin tescilli 38’inci, Manisa’nın ise ilk ürünü unvanını kazanan dünyaca ünlü kavunlar, özel depolarda iplerle tavana asılarak kış aylarına ve 2027 yılının ilk sofralarına hazırlanıyor.
İlçe genelinde bu yıl yaklaşık 10 bin dekar alanda gerçekleştirilen üretim sonucunda 30 bin tonluk yüksek verim elde edildi. Hasat edilen ürünlerin bir bölümü doğrudan pazara sunulurken, dayanıklı olanlar tek tek seçilerek dikey depolama düzeneklerinde yerini aldı.
“Apti Kayacık: 100 Metrekarede 40 Ton Kavun Depoluyoruz”
İlçede uzun yıllardır kavun yetiştiriciliği ve depolaması yapan üretici Apti Kayacık, askıda dikey depolama yönteminin hem alandan tasarruf sağladığını hem de ürünün hava almasını sağlayarak dayanma süresini artırdığını belirtti. Kayacık, şu teknik bilgileri paylaştı:
“Biz yıllardır kavunlarımızı depolarda direkler üzerinde dikey olarak asıyoruz. Bu yöntem bize yerden büyük kazanç sağlıyor. Yere sermiş olsak 100 metrekare alana en fazla 5-6 ton ürün koyabiliriz ve 40-50 tonluk ürün için 500 metrekare yer gerekir. Oysa dikey askı yöntemiyle 100 metrekarelik bir depoda 35-40 ton kavunu rahatlıkla saklayabiliyoruz. Havayla doğrudan temas eden kavun çürümeden kış ortasına kadar bekliyor. Ürünlerimizi şimdiden alıcılara sattık. Ocak ayında sarmaya başlayıp şubat ayı sonuna kadar parça parça pazara göndereceğiz.”
“Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı: Lezzetin Sırrı Kırkağaç’ın Öz Toprağında”
Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, ilçede geleneksel siyah benekli Altınbaş çeşidinin yanında pazarın isteklerine göre beyaz dilimli ve sarı dilimli çeşitlerin de başarıyla yetiştirildiğini vurguladı. Kırkağaç kavununun başka hiçbir yerde aynı kaliteyi vermediğini ifade eden Özarı, şunları söyledi:
“10 bin dekar alanda 30 bin ton rekolte aldık ve hasadımızı tamamlayıp depolara astık. Türkiye’nin dört bir yanından tohum istiyorlar, gönderiyoruz; ancak başka topraklarda bu kavun aynı lezzeti ve dayanıklılığı vermiyor. Çünkü bu ürünün lifli yapısı, tadı ve kokusu tamamen Kırkağaç’ın toprak yapısına ve havasına özgüdür. Avrupa Birliği tescilimizle kalitemizi dünyaya kanıtladık; ancak dış pazara satışımız ne yazık ki yok denecek kadar az. Ege İhracatçılar Birliği’ne ve ihracatçılarımıza sesleniyorum: Kırkağaç kavunu uzun yol taşımacılığına ve beklemeye çok uygundur. Gelin, kavunlarımızı inceleyin; kış aylarında Avrupa sofralarına yaz tadını hep birlikte taşıyalım.”
Toprak TV Olarak;
Kırkağaç çiftçimizin atalarından devraldığı dikey askı yöntemini ve coğrafi işaretli tohumlarını koruyarak sürdürdüğü bu üretim gücünü, Türk tarımının yerel değerlerini geleceğe taşıyan örnek bir çalışma olarak değerlendiriyoruz. Yaz aylarında hasat edilen bir meyvenin kış mevsiminde ilk günkü tazeliğiyle sofralara sunulması, tarımsal saklama yöntemlerinin ve doğru toprak seçiminin en somut göstergesidir.
Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ve Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda; Kırkağaç kavununun Avrupa Birliği tescilinden doğan dış pazar gücünü harekete geçirecek “Kırkağaç Kavunu İhracat Seferberliği” başlatılmalıdır. Ege İhracatçı Birlikleri ile üreticilerimiz arasında doğrudan alım köprüleri kurulmalı; Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında Kırkağaç’a modern, iklim kontrollü ve güneş enerjili askılı çelik depolama tesisleri kurulması için üretici birliklerine yüzde 80 doğrudan hibe verilmelidir.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; çiftçilerimizin kavunları depoya asarken ip boğumlarını kabuğu ezmeyecek yumuşaklıkta bağlamaları ve hava akımını kesmeyecek aralıkları korumalarıdır. Tüketicilerimizin ise kış sofralarında sentetik katkılı tatlılar yerine, Kırkağaç’ın serin ambarlarında bekletilmiş, lif zengini ve doğal tescilli kavunlarını güvenle tüketmeleridir.


