Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde “sarı altın” olarak bilinen, tıbbi ve aromatik bir bitki olan biberiyenin hasadı, bu yıl üreticisi için gerçek bir bayrama dönüştü. Geçen yıl kilogramı 18-20 liradan satılan biberiyenin bu yıl 90 liradan alıcı bulması ve yeni sulama göleti sayesinde artan verim, çiftçilere “altın yılını” yaşatıyor.
Sındırgı’nın Yaylabayır kırsal mahallesinde, Temmuz ayında başlayan ve Ekim’e kadar sürecek olan biberiye hasadında hummalı bir çalışma var. İlçe genelinde yaklaşık 5 bin ton rekolte beklenirken, üreticiler hem verimden hem de fiyattan oldukça memnun.
Üreticilerden Emine Gülşen, “Allah’a şükür bu yıl biberiyemiz çok iyi, para etti. Altın yıl diyebiliriz,” derken, Ayşe Uğur da “Geçen yıl 20 liraya satıyorduk, bu yıl 90 liradan gidiyor. Çok şükür,” diyerek sevincini paylaştı. Sulama göletinin köye kattığı değere dikkat çeken Ümmü Gülsüm Zengin ise, “Göletimizi yapanlardan Allah razı olsun. Köyümüz çok ilerledi, adeta küçük Almanya oldu,”sözleriyle projenin yarattığı refahı özetledi.
Yaşanan bu olumlu gelişmeler, bölgedeki gençlere de bir umut ışığı oldu. Çiftçi Ahmet Gülşen, gençlere seslenerek, “Çiftçilikte iyi para var, severek yaparsan hem yiyeceğini yetiştiriyorsun hem de gelir elde ediyorsun,” dedi.
Sındırgı‘daki bu “altın yıl” hikayesi, kırsal kalkınmanın formülünü adeta gözler önüne seriyor. Bu başarının üç temel ayağı var: 1) Stratejik Altyapı: Bölgeye hayat veren “sulama göleti”. 2) Akıllı Ürün Seçimi: Pazarda değeri olan “biberiye” gibi tıbbi aromatik bir bitki. 3) Adil Fiyat: Üreticinin alın terinin karşılığını bulduğu “90 liralık” piyasa değeri. İşte bu üç unsur bir araya geldiğinde, bir üreticinin de dediği gibi, Anadolu’nun bir köyü “Küçük Almanya” olabiliyor, yani refaha kavuşuyor. Çiftçi Ahmet Gülşen‘in gençlere yaptığı “Çiftçilikte iyi para var” çağrısı, bu başarının en önemli sonucudur. Çünkü tarımın geleceği, gençlerin tarlada bir gelecek ve refah görebilmesine bağlıdır. Sındırgı’daki bu tablo, doğru adımlar atıldığında bunun mümkün olduğunun en canlı kanıtıdır.