-
[MERKEZ-BİLECİK]
Akademik bilginin tarımsal üretimle harmanlandığı Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ), tarladan mutfağa uzanan örnek bir entegrasyon modelini hayata geçirdi. Üniversite bünyesinde yürütülen “Tarımsal Üretimden Uygulamalı Eğitime” vizyonu doğrultusunda; Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi deneme arazilerinde TÜBİTAK destekli bilimsel araştırma kapsamında yetiştirilen taze domatesler, Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğrencilerinin mutfak atölyelerinde uygulamalı ders hammaddesi olarak değerlendirilmeye başlandı.
“Biyolojik Malç ve Sıfır Herbisit Araştırmasından Sofraya Uzanan Değer Zinciri”
Yürütücülüğünü BŞEÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Tansel Serim’in üstlendiği “Domates Alanlarında Yabancı Ot Mücadelesinde Yeni Bir Alternatif” ve “Atık Biyolojik Materyallerden Elde Edilen Püskürtülebilir Malç” başlıklı TÜBİTAK projesinde, kimyasal ot ilacı (herbisit) kullanımını sıfırlamayı hedefleyen deneme parselleri kuruldu. Deneme sahasında hasat edilen birinci sınıf domateslerin bir bölümü laboratuvarlarda verim, kuru madde ve kalite analizlerinde kullanılırken; analize tabi tutulmayan sağlam mahsuller israf edilmeyerek Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğrencilerinin kullanımına tahsis edildi.
“Doç. Dr. Ahmet Tansel Serim: Tarımsal Üretim ile Gastronomi Arasında Doğrudan Bağ Kurduk”
Uygulamanın döngüsel eğitim boyutunu değerlendiren Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Ahmet Tansel Serim, üniversite kaynaklarının en üst verimlilikle entegre edildiğini vurguladı. Serim, “Bilimsel araştırma gayesiyle toprakla buluşan fideler, geleceğin aşçıları olan öğrencilerimizin mesleki eğitiminde kıymetli bir girdiye dönüştü. Aşçılık öğrencilerimiz taze, doğal ve üniversitemizin tarlasında yetişmiş domatesleri kullanarak sos, yemek hazırlama, ürün geliştirme ve sunum çalışmalarını bizzat deneyimliyor. Böylece gençlerimiz yalnızca mutfak sanatını değil; bir hammaddenin topraktan çatala, tarladan tabağa uzanan tüm tarımsal üretim ve işleme döngüsünü yaşayarak öğreniyor” ifadelerini kullandı.
Toprak TV Olarak;
Üniversite kampüslerinde yürütülen bilimsel projelerin sadece makale ve kütüphane raflarında kalmayıp, tarlada üretime, mutfakta zanaata ve israfı önleyen döngüsel bir eğitim modeline dönüşmesini Türk tarım-eğitim entegrasyonu adına örnek bir adım olarak değerlendiriyoruz. Kimyasal herbisitlere karşı atık biyolojik materyallerden püskürtülebilir malç geliştiren ziraat vizyonu ile bu temiz domatesleri tabakta sanata dönüştüren gastronomi vizyonunun buluşması, milli üretim ekonomimizin görmek istediği en somut üniversite-saha iş birliğidir.
Karar vericilere çağrımızdır: Yükseköğretim Kurulu (YÖK), TÜBİTAK ile Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; ziraat fakülteleri bulunan tüm üniversitelerimizin uygulama arazileri modern örtüaltı ve açık alan altyapılarıyla donatılmalı, araştırma bütçelerine doğrudan “Uygulamalı Tarım-Eğitim Fonu” tahsis edilmelidir. Üniversitelerde kimyasal azaltımına ve döngüsel biyolojik malç kullanımına odaklanan sürdürülebilir projelere yüzde 100 Ar-Ge teşviki sağlanmalı; elde edilen güvenilir gıda hammaddelerinin üniversite mutfaklarında ve öğrenci yemekhanelerinde kullanılması yasal bir modele kavuşturulmalıdır.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; domates üreticilerimizin tarlalarında yabancı otla mücadelede toprağı zehirleyen herbisitler yerine biyolojik malçlama ve mekanik çapalama gibi sürdürülebilir yöntemleri tercih etmeleridir. Gençlerimizin ve tüketicilerimizin ise sofralarındaki her gıdanın arkasında topraktan başlayan büyük bir tarımsal emek zinciri olduğunu bilerek; yerli, doğal ve izlenebilir tarım ürünlerinin kıymetini bilmeleridir.

