-
[ERZİNCAN]
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Erzincan temasları kapsamında Akyazı Yerleşkesi’nde yer alan jeotermal serada incelemelerde bulunarak örtü altı bitkisel üretimin milli gıda arz güvenliğindeki stratejik konumuna dikkat çekti. Türkiye’nin örtü altı tarımsal üretim alanında küresel bir güç haline geldiğini belirten Bakan Yumaklı, ”Türkiye bu alanda dünyada dördüncü, Avrupa’da ise ikinci sırada. Hızla gelişen bu sektörü desteklemeye devam ediyoruz” dedi.
Erzincan programı çerçevesinde ilk olarak Erzincan Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Yumaklı, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu tarafından karşılandı. Valilik Şeref Defteri’ni imzaladıktan sonra kentteki çalışmalar hakkında bilgi alan Yumaklı, ardından İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda düzenlenen “Sektör Temsilcileri ile Buluşma” programına katıldı. Toplantıya Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, protokol üyeleri ile tarım sektörü paydaşları katılım sağladı.
“Gıda Arz Güvenliği Meselesi Bir Milli Güvenlik Meselesidir”
Akyazı mevkiindeki jeotermal sera sahasında üreticiler ve teknik personelle buluşan Bakan İbrahim Yumaklı, küresel konjonktürde gıda milliyetçiliği ve navlun krizlerinin üretimi yerinde güvence altına almayı zorunlu kıldığını vurguladı. Yumaklı, ”Gıda arz güvenliği meselesi bir milli güvenlik meselesidir. Özellikle bugünün konjonktüründe bütün ülkelerin, gıda arz güvenliğini garanti altına alma yolunda çok ciddi çalışmaları var. Küresel iklim değişikliğinin getirmiş olduğu dezavantajları yaşadık, yaşıyoruz ve yaşamaya da devam edeceğiz. Dolayısıyla üretim biçimimizi, üretim metodumuzu ve ürün desenimizi buna göre düzenlemek ve değiştirmek durumundayız. Türkiye’de teknolojiyi kullanan, bilgi ve tecrübeyi geliştirerek yoluna devam eden, dünyadaki benzerlerinden hiçbir şekilde farklı olmayan, hatta birçok konuda o çizgiyi aşmış iyi bir üretim ekosistemi oluşmaya başlamış durumda” ifadelerini kullandı.
Erzincan Mikroklimasıyla Doğu Anadolu’nun Sebze Üssü Oluyor
Erzincan’ın coğrafi ve mikroklimatik avantajlarına işaret eden Bakan Yumaklı, ”Erzincan, tek başına Doğu Anadolu Bölgesi’nin sebze ihtiyacını karşılayabilir. Jeotermal enerji kullanan seralar, gelişen ekosistemimizin belirgin bir örneğidir. Türkiye genelinde 789 bin dekarlık örtü altı üretim alanına sahibiz. Bu sahaların yüzde 92’sinde sebze, yüzde 7’sinde meyve, yüzde 1’inde ise süs bitkileri yetiştiriliyor. Yıllık 8,3 milyon ton sebze ve 1 milyon ton meyve seralarımızdan temin ediliyor. İçinde bulunduğumuz 30 dekarlık jeotermal sera, 90 dönümlük açık toprak üretimine eş değer verim sunuyor” açıklamasında bulundu.
Üreticilere yeni dönem kayıt disiplini çağrısında bulunan Bakan Yumaklı, ”Kapalı Ortamda Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi’ni devreye aldık. Farklı sebeplerle destek alamayan örtü altı üreticilerimizi sisteme dahil ediyoruz. Kaydedemediğiniz, analiz edemediğiniz veya ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz. Üreticilerimizin desteklerden eksiksiz yararlanması için sisteme kayıt yaptırmalarını bekliyoruz” dedi.
Toprak TV Olarak;
Jeotermal kaynaklarla desteklenen örtü altı bitkisel üretim hamlesini; iklim krizine, kuraklığa ve su kayıplarına karşı milli gıda arz güvenliğimizi teminat altına alan en rasyonel tarımsal üretim modeli olarak görüyoruz. Açık tarlada birim alandan alınan verimi kapalı ortamda üç katına çıkaran topraksız ve jeotermal seracılık, Türkiye’nin küresel ligdeki dördüncülüğünü kalıcı kılacaktır. Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı, Erzincan Valiliği, Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Özel İdaresi koordinasyonunda; Erzincan havzasındaki jeotermal reenjeksiyon kuyuları artırılmalı, jeotermal sera organize sanayi bölgelerine altyapı hibe destekleri genişletilmeli, küçük aile işletmelerinin modern sera naylonu ve çelik konstrüksiyon maliyetleri sübvanse edilmeli ve Kapalı Ortam Kayıt Sistemi bürokrasisi dijital olarak sahada hızlandırılmalıdır. Üreticilerimize tavsiyemiz ise; biyolojik mücadele etmenlerini eksiksiz kullanarak kimyasal kalıntı riskini sıfıra indirmeleri, otomasyonlu damla sulama hatlarını periyodik temizlemeleri ve devlet desteklerinden kesintisiz faydalanmak adına Kapalı Ortamda Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi müracaatlarını geciktirmemeleridir.

