-
[İSTANBUL]
Türkiye’nin bereketli topraklarında çiftçinin alın teriyle yeşeren tarımsal üretim, küresel pazarlarda tarihi bir başarıya daha imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatı 2026 yılının ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı periyoduna kıyasla yüzde 4,4 artarak 27 milyar 134 milyon 162 bin dolara yükseldi ve tüm zamanların en yüksek 9 aylık rekorunu kırdı. Türkiye’nin 211 milyar dolarlık toplam genel ihracatı içerisindeki tarım payı yüzde 12,9 olarak gerçekleşirken; tarım bünyesindeki 10 ana sektörden 3’ü tarihi zirvelerini yeniledi.
“Yaş Meyve Sebzede Yüzde 42,2’lik Patlama: Mersin ve Irak Zirvede”
2026 yılının ilk 9 ayında en dikkat çekici ihracat sıçraması yaş meyve ve sebze sektöründe yaşandı. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 42,2 artıran sektör, 3 milyar 169 milyon 984 bin dolarlık dış satıma ulaştı. Yaş meyve sebze grubunda en fazla ihracat 842 milyon dolarla Irak’a yapılırken, iller bazında liderlik 880,2 milyon dolarlık ihracat performansıyla Mersin’in oldu.
“Su Ürünleri ve Hayvansal Mamullerde Muğla, Tütünde İzmir İpi Göğüsledi”
Rekor tazeleyen diğer sektörlerden su ürünleri ve hayvansal mamuller, yüzde 8 artışla 3 milyar 83 milyon 563 bin dolarlık döviz girdisi sağladı. Rusya pazarının 398,1 milyon dolarla başı çektiği bu alanda Muğla, 814,6 milyon dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin lokomotif şehri konumunu tescilledi. Tütün sektörü ise yüzde 15,4 artışla 929,5 milyon dolarlık dış satım kaydederken; ABD pazarı 157 milyon dolarla ilk sırayı aldı, sektörün en güçlü ili ise 677,9 milyon dolarla İzmir oldu. Fındık ve mamulleri sektörü de yüzde 20 artış göstererek 1 milyar 920 milyon dolarlık dış satıma ulaştı.
Toprak TV Olarak;
Küresel iklim krizine, artan girdi maliyetlerine ve uluslararası lojistik zorluklara rağmen Türkiye’nin 9 ayda 27,1 milyar dolarlık tarımsal ihracat gerçekleştirmesini; çiftçimizin feraseti, sanayicimizin ihracat refleksi ve milli üretim ekonomimizin sarsılmaz gücü olarak değerlendiriyoruz. Tarladaki üreticiden paketleme tesisindeki işçiye kadar uzanan bu 27,1 milyar dolarlık rekor, Türkiye’nin gıda ve tarımda dünyanın en stratejik tedarik merkezlerinden biri olduğunun açık göstergesidir.
Karar vericilere çağrımızdır: Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile TİM koordinasyonunda; yaş meyve sebzede yakalanan yüzde 42,2’lik tarihi artışın sürdürülebilir kılınması için soğuk hava zinciri lojistiği ve demiryolu/denizyolu entegrasyonu teşvik edilmelidir. İhracatta dönemsel düşüş yaşayan zeytinyağı, kuru meyve ve bakliyat sektörlerine özel pazar çeşitlendirme destekleri sağlanmalı; sınır kapılarında fito-sıhhi analiz sürelerini kısaltacak tam otomasyonlu mobil laboratuvar altyapıları hızla devreye alınmalıdır.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın dünya standartlarında kalıntısız, tescilli ve iyi tarım uygulamalarıyla üretim disiplininden ödün vermemeleridir. Tüketicilerimizin ise dünyanın 95 ülkesinin sofralarını donatan, küresel ölçekte kabul görmüş Türk tarımının kalitesine güvenerek milli mahsullerimizi gururla tercih etmeleridir.

