Site simgesi Toprak Radyo Televizyonu

Saf Bal İçin Arılarına Evladı Gibi Bakıyor: Rize’den Ankara Kahramankazan’a Uzanan 35 Yıllık Şifa Mesaisi!…

Anadolu Ajansı’nın ağır şartlarda yürütülen üretim kollarını incelediği dosya çalışmasında, Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde bal üretimi yapan Yakup Kotil’in kovan başındaki sabır ve özen dolu çalışmaları ele alındı.

“35 Yıllık Tecrübe: 1 Kovanla Başladı, 57 Kovana Ulaştı”

Memleketi Rize’de babasından devraldığı arıcılık sevgisini 2016 yılında yerleştiği Ankara Kahramankazan’a taşıyan 35 yıllık üretici Yakup Kotil, hafta içi mesaisinin ardından tüm hafta sonlarını arılıkta geçiriyor. Tek bir kovanla başladığı üretimini 57 kovana çıkaran Kotil, emeklilik sonrasında kovan sayısını 200’e yükselterek kapasitesini büyütmeyi hedefliyor.

Arıcılığın yalnızca teorik bilgiyle yapılamayacağını, arının fıtratını ve dilini bilmek gerektiğini belirten Kotil, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Arıcılık kitap okumakla ya da uzaktan dinlemekle öğrenilmez; arının ruh halini ve dilini anlamak şarttır. Arılar hava şartlarındaki en ufak bir dalgalanmadan hemen etkilenir. Tıpkı küçük bir çocukla ilgilenir gibi her an gözünüz üstlerinde olmalıdır. Onlara evladımız gibi baktığımız için mevsim kötü gidip karşılığını alamadığımızda içimiz yanıyor. Bu sezon mayıs yağmurları yetersiz kaldı; bal akımı sadece 15-20 gün sürdü ve ardından bıçak gibi kesildi.”

“Varroa Mücadelesi, Kraliçe Arı Yenileme ve Sıfır Şeker İlkesi”

Kovan sağlığında kışa hazırlık sürecinin belirleyici olduğunu ifade eden Kotil; kolonilerin güçlenmesi için genç ana arı (kraliçe arı) kullanımının ve Varroa akarına karşı biyolojik mücadele yürütülmesinin şart olduğunu vurguladı. Bal sağımında kalite standardından asla taviz vermediğini söyleyen Kotil:

“Ben kesinlikle ana kuluçkalıktan bir gram bal almam. Arıya asla şeker şurubu vermem, doğa ne verdiyse saf haliyle odur. Çiçek güçlü, mera zengin olursa arı en kaliteli balı zaten yapar. Arı sokması ve alerji riski bu işin en tehlikeli tarafı olsa da arılarımın sesini duymak ve saf balı üretmek benim için büyük bir tutkudur.”

Toprak TV Olarak;

Kovandaki arısına evladı gibi titreyen, kuluçkalıktaki arı hakkına el sürmeyen ve yapay şeker şuruplarına tevessül etmeden saf bal üreten Yakup Kotil gibi dürüst arıcılarımızın emeğini; tarımsal biyoçeşitliliğin ve gıda güvenliğimizin en kıymetli kalkanı olarak görüyoruz. Arı yoksa tozlaşma (polinasyon) yoktur, arı yoksa tarımsal üretim ve hayat yoktur.

Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü ile Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; tarımsal alanlarda arı ölümlerine yol açan kontrolsüz ve ruhsatsız pestisit kullanımı tamamen yasaklanmalı, gündüz ilaçlama yapan işletmelere ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Kovan başına verilen arıcılık destekleri girdi maliyetlerine paralel olarak artırılmalı, Varroa ve Nosema gibi yaygın kovan parazitlerine karşı ruhsatlı organik asit ve biyolojik mücadele ilaçları Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında yüzde 85 oranında hibe olarak birliklere dağıtılmalıdır. Bal ormanları sayısı artırılmalı, göçer arıcılarımızın konaklama yerleri haritalandırılarak güvenlikleri sağlanmalıdır.

Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; arıcılarımızın bal akımı bittikten sonra kış bakımını geciktirmemeleri, kovan içi havalandırma ve nem dengesine dikkat etmeleridir. Tüketicilerimizin ise yol kenarlarında veya kayıt dışı tezgahlarda ‘doğal’ adıyla satılan sahte şeker şuruplarından uzak durmaları; Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı, analiz raporlu ve arıcılarımızın alın teriyle süzülen tescilli yerli petek ve süzme ballarını tercih etmeleridir.

toprak haber

Kaynak: AA

Mobil sürümden çık