-
[İSTANBUL]
Dünya tekstil ve sanayi sektörünün stratejik lif hammaddesi olan pamukta, küresel piyasalarda son 4 yılın en sert fiyat gerilemesi yaşandı. Küresel ekonomik büyümede yavaşlama endişeleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımları, El Nino iklim etkileri ve en büyük alıcı konumundaki Çin’den gelen talebin beklentilerin altında kalmasıyla pamuğun libre fiyatı, eylül ayında yüzde 15,7 oranında değer kaybetti. Yaşanan bu sert düşüş, Eylül 2022’den bu yana görülen son 48 ayın en hızlı aylık gerilemesi olarak kayıtlara geçti.
“0,9374 $ Zirvesinden 0,7852 $ Seviyesine Geriledi”
Yıla 0,60 $ seviyesinden başlayan ve ağustos ayında 0,9374 $ seviyesine kadar yükselen pamuğun libre fiyatı, eylüldeki sert satış dalgasının ardından ayı 0,7852 $ seviyesinden tamamladı. Eylüldeki sert kayba karşın pamuk fiyatları, yıl başına göre kümülatifte yüzde 30 oranında primli seyrini korumayı sürdürdü.
“Uzmanlar Ne Diyor? Faizin Baskısı, Çin Talebi ve Brezilya Pamuğu Etkili Oldu”
Emtia piyasası uzmanları yaşanan sert düzeltmenin arkasındaki dinamikleri değerlendirdi:
Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen: “Düşüşün ana nedenlerinden biri küresel ekonomik büyümeye yönelik endişelerdir. Yüksek faiz ortamının büyümeyi yavaşlatacağı ve pamuk talebini kısacağı beklentisi satışları hızlandırdı. Zamanlama olarak Fed’in faiz artırım dönemine denk gelen bu düşüş, aynı zamanda yüksek seviyelerden gelen kâr satışlarını temsil ediyor.”
Rabobank Kıdemli Analisti Owen Wagner: “Küresel pamuk talebinin sürdürülebilmesi için dünya Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nda (GSYH) yüzde 3’lük büyüme gerekir. Yüksek enerji fiyatları ve ekonomik yavaşlama tahminleri, bu yıl pamuk talebinde kayda değer bir artışın zor olduğunu gösteriyor.”
Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen: “Daralan iplik üretim marjları, zayıf siparişler ve pazarda uygun fiyatlı Brezilya pamuğunun bol bulunması nedeniyle tekstil sanayicileri yüksek fiyattan alım yapmaktan kaçındı. Çin’den gelen zayıf talep fiyat baskısını katladı.”
Toprak TV Olarak;
Çukurova’dan Söke’ye, Harran’dan Gediz Havzası’na kadar Türk çiftçisinin “beyaz altını” olan pamuk, yalnızca bir tarımsal ürün değil; tekstil sanayimizin ve ihracatımızın ana can damarıdır. Küresel piyasalarda 48 ayın en sert düşüşünün yaşandığı ve kile/libre spekülasyonlarının arttığı bu dönemde, yerli üreticimizin artan mazot, gübre ve toplama maliyetleri karşısında ezilmemesi milli sanayimiz adına hayati bir sorumluluktur.
Karar vericilere çağrımızdır: Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; dünya piyasalarındaki dampingli ve ucuz Brezilya-ABD pamuğunun iç piyasayı istikrarsızlaştırmasını engellemek adına ithal pamuğa uygulanan koruma önlemleri tavizsiz sürdürülmelidir. Kütlü pamuk fark ödemesi (prim) desteği, hasat döneminde çiftçimizin maliyetini karşılayacak seviyeye çıkarılmalı ve ödemeler bekletilmeden peşin yapılmalıdır. İplik ve kumaş sanayicimizin hammadde alımlarında yerli pamuk kullanım oranına göre kademeli vergi teşviki getirilmelidir.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; pamuk üreticilerimizin hasatta nem oranına ve makineli hasatta yaprak dökücü (defoliant) kullanımına özen göstererek lif kalitesini ve randımanını en üst seviyede tutmalarıdır. Tüketicilerimizin ve tekstil sektörümüzün ise petrokimya türevi sentetik elyaflar yerine; Anadolu’nun bereketli topraklarında yetişen nefes alan, sağlıklı ve çevre dostu yerli pamuklu dokumaları tercih ederek milli tarıma güç vermeleridir.

