-
[TAŞKENT / ANKARA]
Küresel gıda arz güvenliğinin, iklimsel dalgalanmaların ve Karadeniz ile Orta Doğu merkezli jeopolitik krizlerin gölgesinde dünya hububat koridorları yeniden şekillenirken, Türkiye küresel un ve değirmencilik sanayisindeki liderliğini uluslararası arenada bir kez daha ortaya koydu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlenen Uluslararası Operatif Değirmenciler Birliği (IAOM) 5. Avrasya Konferansı ve Sergisi’nin resmi açılışını gerçekleştirdi.
Avrasya coğrafyasından yüzlerce sektör temsilcisi, uluslararası hububat tüccarı, un sanayicisi, teknoloji üreticisi ve kamu yöneticisinin katıldığı geniş kapsamlı zirvede; küresel buğday tedarik zincirlerinin dayanıklılığı, alternatif ticaret rotaları, un sanayisinde dijital dönüşüm ve sürdürülebilir gıda güvenliği başlıkları masaya yatırıldı.
“Türkiye Olarak Küresel Gıda Zincirinde Yön Belirleyici Olmaya Devam Edeceğiz”
Açılış konuşmasında ve resmi açıklamalarında Türkiye’nin dünya un ihracatındaki stratejik rolüne dikkat çeken Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“İklim krizinden jeopolitik risklere kadar tarımın geleceğini şekillendiren kritik süreçlerde, Türkiye olarak güçlü altyapımız, tecrübemiz ve dinamik sektörümüzle küresel gıda zincirinde yön belirleyici olmaya devam edeceğiz. Küresel un ve değirmencilik sektörünün kalbinin attığı bu buluşmanın ülkelerimiz, üreticilerimiz ve tüm paydaşlar için hayırlı olmasını diliyorum.”
Son yıllarda Karadeniz havzasında tırmanan gerilimler ve deniz koridorlarındaki lojistik aksaklıklar karşısında Avrasya kara ve demiryolu hatlarının kritik öneme kavuştuğunu belirten Bakan Yumaklı; Özbekistan ve Kazakistan başta olmak üzere Türk Cumhuriyetleri ile kurulacak stratejik iş birliklerinin hammadde güvencesini pekiştireceğini vurguladı. Türkiye’nin un işleme kapasitesi, modern değirmen makine teknolojileri ve entegre liman altyapısıyla dünya sofralarını doyuran en güvenilir merkez olduğunu kaydetti.
Toprak TV Olarak;
Yıllardır dünya un ihracatında zirveyi bırakmayan Türk un sanayisinin, Avrasya coğrafyasındaki hammadde üreticileriyle doğrudan masa kurmasını ve Bakanlık düzeyinde agro-diplomasiyle desteklenmesini küresel pazar istikrarı açısından hayati bir kazanım olarak görüyoruz.
Karar vericilere çağrımızdır: Türk un sanayicilerinin küresel piyasalarda rekabet gücünü koruyabilmesi adına; Kazakistan ve Özbekistan ile yürütülen hububat ticaretinde Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor demiryolu navlun tarifelerine özel tarımsal lojistik indirimi getirilmelidir. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile Avrasya hububat borsaları arasında doğrudan kontrat mekanizmaları kurulmalı; Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamındaki bürokratik süreçler dijitalleştirilerek Türk sanayicisinin kaliteli buğdaya engelsiz erişimi teminat altına alınmalıdır.
Üreticilerimize ve sanayicilerimize somut tavsiyemiz ve çağrımız ise; sanayicilerimizin Orta Asya pazarında yerli değirmen makine ve otomasyon teknolojilerinin ihracatına ağırlık vermesi, iç pazardaki çiftçilerimizin ise un sanayisinin yüksek gluten ve protein talebini karşılayacak kaliteli sert ekmeklik ve makarnalık buğday çeşitlerine yönelerek sözleşmeli üretim modellerini yaygınlaştırmasıdır.

