-
[YUSUFELİ-ARTVİN]
Doğu Karadeniz’in hırçın akarsuyu Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen ve 275 metre gövde yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek, dünyanın ise beşinci en yüksek çift eğrilikli ince kemer barajı olan Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES); yalnızca kendi elektrik üretiminde rekor kırmakla kalmadı, Çoruh Havzası’ndaki diğer barajların da can suyu oldu. Türkiye genelinde kuraklığın etkili olduğu dönemde dahi su depolama gücüyle öne çıkan dev tesis, akış aşağısında yer alan Artvin, Deriner, Borçka ve Muratlı barajlarına düzenli debi sağlayarak bu tesislerin yıllık elektrik üretimini yüzde 10 artırdı.
Yapımı 9 yıl süren ve 2023 yılında Elektrik Üretim Anonim Şirketi’ne (EÜAŞ) devredilen tesis, tek başına Türkiye hidroelektrik üretiminin yüzde 3,5’ini karşılayarak ulusal enerji arz güvenliğinin en stratejik kalesi haline geldi. 8 Ekim 2026 tarihi itibarıyla toplam 5 milyar 410 milyon kilovatsaat elektrik enerjisi üreten baraj, milli ekonomiye yaklaşık 15 milyar ₺ katkı sağladı.
“Ebu Talip Bilgili: Şebeke Dengesini Sağlıyor, Aşağıdaki 4 Barajı Besliyor”
Devlet Su İşleri (DSİ) 26. Bölge Müdürlüğü İşletme ve Bakım Şube Müdürü Ebu Talip Bilgili, Yusufeli Barajı’nın su rejimi ve enerji üretimindeki çok yönlü faydalarına dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:
“Türkiye genelinde kurak geçen sezonda Yusufeli Barajı’nda rekor seviyede üretim gerçekleştirilmiştir. Türkiye’deki hidroelektrik üretiminin yüzde 3,5’i tek başına bu tesisten karşılanmış, temiz ve yerli enerji arzının devamlılığı sağlanmıştır. Yusufeli Barajı devreye girdikten sonra nehrin aşağısında bulunan Artvin, Deriner, Borçka ve Muratlı barajlarına planlı ve düzenli su bıraktığı için bu dört barajımızın yıllık üretimlerinde de yüzde 10 oranında doğrudan artış elde edilmiştir. Ayrıca türbinlerin çok kısa sürede devreye girip çıkabilme esnekliği, ulusal elektrik şebekemizin frekans dengesinde kilit bir görev üstlenmektedir.”
“Mühendislik Abidesi: 558 Megavat Güç, 2,5 Milyon Kişiye Enerji”
Göl alanı 33 kilometrekareye yayılan Yusufeli Barajı; her biri 186 megavat gücündeki 3 ünitesiyle toplam 558 megavat kurulu güce sahip bulunuyor. Yıllık ortalama 1 milyar 888 milyon kilovatsaat elektrik üretimi hedeflenen tesis, tek başına 2,5 milyon nüfuslu bir kentin tüm elektrik ihtiyacını karşılıyor.
Gövdesinde dökülen yaklaşık 4 milyon metreküp betonla Türk mühendisliğinin sınırlarını zorlayan yapı; Edirne’den Ardahan’a kadar 12 metre genişliğinde ve 20 santimetre kalınlığında bölünmüş bir beton yol inşa edecek büyüklükteki hacmiyle Çoruh’un suyunu milli güce dönüştürüyor.
Toprak TV Olarak;
İklim krizinin ve kuraklık döngülerinin barajları kuruttuğu bir çağda, Çoruh’un dik vadisinde 275 metrelik gövdesiyle su tutan Yusufeli Barajı’nı; tarımsal sulama için gerekli enerjiyi sağlayan, hidroelektrikte dışa bağımlılığı azaltan ve milli servetimizi koruyan bir abide olarak değerlendiriyoruz. Kurak geçen mevsimlerde dahi akış aşağısındaki 4 barajı besleyerek üretimi yüzde 10 artıran bu havza mühendisliği, su yönetiminde depolamanın ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.
Karar vericilere çağrımızdır: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile DSİ Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; Yusufeli Barajı’nın sağladığı 15 milyar ₺’lik katma değerin bir bölümü Çoruh Havzası’ndaki köylerin kırsal kalkınmasına, erozyon kontrolüne ve yamaç tarımı teraslama projelerine aktarılmalıdır. Baraj rezervuarının 33 kilometrekarelik su yüzeyinde eko-turizm ve kafes balıkçılığı (Türk somonu) yatırımlarına Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında yüzde 80 doğrudan hibe desteği verilmelidir. Ayrıca Çoruh üzerindeki tüm barajlarda tortu birikimini ve rusubatı önlemek için üst havza dere yataklarında tersip bentleri ve ağaçlandırma hatları ivedilikle sıklaştırılmalıdır.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; üreticilerimizin baraj gölü çevresindeki tarım arazilerinde toprak erozyonunu artıracak aşırı toprak işlemeden kaçınmaları, dik yamaçlarda çok yıllık yem bitkileri ve meyve fidanlarıyla kök tutucu örtüyü korumalarıdır. Tüketicilerimizin ise enerjide her kilovatsaatin arkasında böylesine devasa bir mühendislik emeği ve milli bütçe olduğunu bilerek hem evlerinde hem de tarımsal sulamada suyu ve elektriği israf etmeden, tasarrufla kullanmalarıdır.

