-
[ANKARA]
Türkiye kırmızı et piyasasında uzun yıllardır tartışılan besilik erkek sığır ithalatı yerine damızlık anaç popülasyonunu artırmaya odaklanan “etçi gebe düve” politikası, sektör temsilcilerinden tam not aldı. Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TÜKETBİR) Genel Başkanı Bülent Tunç, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen etçi gebe düve dağıtım programının kesintisiz devam etmesi gerektiğini belirterek, bu model sayesinde hem üreticinin sürdürülebilir gelir elde edeceğini hem de tüketicinin uygun fiyatlı kırmızı ete kavuşacağını bildirdi.
Sığır eti ithalat kotalarının kademeli olarak düşürülmesini sektör adına çok kıymetli bir kazanım olarak değerlendiren Genel Başkan Tunç, geçmiş dönemlerde güvenlik sorunları sebebiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki verimli mera ve yaylaların yeterince kullanılamadığını, hayvanların kapalı besihanelere çekilerek ithal karma yemlere bağımlı hale getirildiğini ve bunun da üretim maliyetlerini tırmandırdığını hatırlattı.
“Meralarımız Canlanıyor, 180 Bin Gebe Düveyle Üretim Kökten Değişiyor”
Yaylaların ve otlakların yeniden üretime açılmasıyla Doğu ve Güneydoğu’nun kırmızı ette çığır açacağını ifade eden Bülent Tunç, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Üreticilerimiz artık kapalı ahırda sadece erkek danaya pahalı fabrika yemi yedirmek yerine; gebe düveleri geniş meralarda sıfıra yakın maliyetle otlatıyor, yavrusunu alıyor ve ülke hayvansal üretimine doğrudan damızlık kazandırıyor. Paydaşı olduğumuz Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi ile birlikte bu süreç büyük bir ivme yakaladı. Yalnızca bu yıl içinde yaklaşık 180 bin etçi gebe düve ülkemize geldi ve üreticilerimize teslim edildi. Geçmiş yıllarda tercih edilmeyen bu vizyon, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve ekibinin uyguladığı en doğru ve yerinde politikalardan biridir. Etçi ırkların bölgelerde çoğalmasıyla birlikte 1-2 yıl içinde hem karkas et arzındaki açığımız kapanacak hem de et fiyatlarında kalıcı dengelenmeyi hep birlikte göreceğiz. Bu politikanın en az 2-3 yıl daha tavizsiz sürdürülmesi şarttır.”
“200 Baş Altı Küçük Aile İşletmeleri Kırmızı Etin Temel Direğidir”
Sektörün geleceğinin 200 başın altındaki küçük aile işletmelerinde yattığını vurgulayan Tunç, “Tarımsal desteklemelerde küçük aile işletmelerine pozitif ayrımcılık yapılması hayati önem taşıyor. Eğer bu küçük işletmeler kırsalda desteklenmezse şehirlere göç hızlanıyor, kentlerde barınma ve istihdam baskısı artıyor. Oysa aile işletmeleri kendi merasında, düşük masrafla üretim yaparak ülke ekonomisine en yüksek katma değeri sunuyor” ifadelerini kullandı.
Toprak TV Olarak;
Günübirlik besilik erkek sığır ithalatıyla tüketim pazarını geçici olarak soğutmak yerine; damızlık gebe düve hamlesiyle ülkenin kendi buzağısını kendi meralarında üretmesini, hayvansal üretimde gerçek bağımsızlığın ve gıda egemenliğinin anahtarı olarak görüyoruz.
Karar vericilere çağrımızdır: Kırsalda Bereket Projesi kapsamında dağıtılan etçi gebe düvelerin (Charolais, Limousin, Angus, Simental) meralardaki adaptasyonunu güvenceye almak için bölge bazlı suni tohumlama ve embriyo transferi hizmetleri tamamen ücretsiz sunulmalıdır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu meralarında su kaynakları, gölgelikler ve mobil veteriner tarama istasyonları ivedilikle rehabilite edilmelidir. 200 baş altı aile işletmelerine verilen buzağı destekleme primi iki katına çıkarılmalı; ilk doğumunu yapan düveler için üreticiye 1 yıllık faizsiz işletme kredisi temin edilmelidir.
Yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; dağıtılan yüksek vasıflı gebe düveleri asla erken dönemde kesime sevk etmemeleri, etçi buzağıların kolostrum (ağız sütü) yönetimini titizlikle yaparak buzağı ölümlerini sıfıra indirmeleri, meralarda aşırı otlatmadan kaçınarak münavebeli otlatma planlarına sadık kalmalarıdır.

