-
[GÜRSU-BURSA]
Türkiye’nin meyve bahçesi olarak anılan ve tescilli deveci armudu ile sofralık sultani üzümün üretim merkezi olan Bursa’nın Gürsu Ovası’nda, kadın emeğiyle katma değerli bir tarımsal dönüşüm başlatıldı. Gürsu Belediyesi, Gürsu Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifi ile Gürsu Ziraat Odası’nın örnek iş birliğiyle açılan modern tesiste, fabrikasyon makineler yerine tamamen geleneksel el emeğine dayanan katkısız ve düşük tuzlu turşu üretimine geçildi.
Üç yıl önce başlatılan Ar-Ge ve doğal fermantasyon denemeleri, son bir ay içerisinde seri üretime dönüştü. Tesiste istihdam edilen Gürsulu emektar kadınların ellerinden çıkan yeni nesil turşular; hibiskus ve zencefil gibi inovatif aromalarla zenginleştirilerek sofralara sağlıklı ve gurme lezzetler sunuyor.
“Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık: İki Yıl Raf Ömürlü, Pastörize ve Yerel Kalkınma Modeli”
Projenin seçim dönemi vaatleri arasında yer alan Gürsu Yaş Sebze ve Meyve Kurutma Tesisi bünyesinde hayata geçirildiğini belirten Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Tesisimizde üretilen tüm mamullerimizi modern pastörizasyon teknikleriyle hazırlıyor ve hiçbir kimyasal koruyucu kullanmadan iki yıl raf ömrü kazandırıyoruz. Klasik turşu kalıplarını yıkarak Bursa gastronomisine katma değerli, düşük sodyumlu ve fonksiyonel ürünler sunduk. Bursa’mız artık sağlıklı turşunun da yeni merkezidir. Kooperatifimizin sahadaki üretici gücü ile belediyemizin lojistik ve mekân desteğini birleştirerek kusursuz bir yerel kalkınma ekosistemi kurduk.”
“Kooperatif Başkanı Kamil Dönmez: Armuttan Üzüme Meyvelerimiz Değer Buluyor, Sırada E-Ticaret Var”
Gürsu Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Kamil Dönmez ise ilçenin meyvecilikteki liderliğini işleme sanayisine taşıdıklarını ifade etti. Dönmez, “Üç yıl önce başlattığımız sağlıklı gıda seferberliğinde bugün seri üretim aşamasındayız. Meşhur Gürsu armudunu, sultani üzümünü ve bölge mahsullerini turşuya dönüştürüyoruz. Yakın zamanda e-ticaret altyapımızı açarak bu sağlıklı lezzetleri Türkiye’nin dört bir yanındaki market raflarına ve evlere ulaştıracağız. Ürün yelpazemize kuşkonmaz turşusu ve katkısız doğal meyve sularını da ekleyerek tarladaki sıfır atık döngümüzü tamamlayacağız” dedi.
Meyve atıklarını ve ıskarta ürün zayiatını sıfıra indiren bu yenilikçi model, hem çevre dostu döngüsel ekonomiye katkı sunuyor hem de kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendiriyor.
Toprak TV Olarak;
Bursa’nın bereketli Gürsu Ovası’nda dalında kalan veya boylama fazlası olan kaliteli meyvelerin aracıya ezdirilmeden, kooperatif çatısı altında kadın eliyle hibiskuslu ve zencefilli gurme turşulara dönüştürülmesini; tarımda katma değer yaratmanın ve yerel gastronominin en parlak reçetesi olarak görüyoruz. Makine standardizasyonu yerine kadının geleneksel üretim zarafetini kurumsallaştıran bu model, meyve üreticimizin emeğini doğrudan katma değere çevirmektedir.
Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; Gürsu Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifi çatısı altında kurulan bu kadın odaklı işleme modeline Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında tam donanımlı pastörizasyon, soğuk dolum ve etiketleme hattı için yüzde 75 hibe sağlanmalıdır. İlçede üretilen “Gürsu Meyve Turşuları” için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ivedilikle Coğrafi İşaret Tescili süreci başlatılmalı; kamu yemekhaneleri ve okul beslenme programlarında yerli kooperatif ürünü doğal komposto ve kurutulmuş meyvelere alım önceliği tanınmalıdır.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; üreticilerimizin meyve hasadında yere düşen veya darbe alan meyveleri derhal ayırarak kooperatifin soğuk işleme zincirine kazandırmaları ve fireyi sıfırlamalarıdır. Tüketicilerimizin ise aşırı tuzlu, asit düzenleyicili ve katkılı fabrikasyon turşular yerine; Gürsu’nun taze meyvelerinden kadınlarımızın el emeğiyle, hibiskus ve zencefil şifasıyla kurulan düşük tuzlu doğal turşuları tercih ederek hem damar sağlıklarını korumaları hem de kadın üreticilerimizin alın terine destek olmalarıdır.

