-
[KOÇARLI-AYDIN]
Türkiye’nin kırmızı et sektöründe dışa bağımlılığı azaltacak, et ırkı damızlık hayvan varlığını artırarak sürdürülebilir besicilik altyapısını güçlendirecek stratejik bir hayvansal üretim yatırımı Aydın’da hayata geçirildi. Perakende devi Migros, Aydın’ın Koçarlı ilçesinde 10 bin baş kapasiteye ulaşabilen “Migros Et Irkı Damızlık Hayvan Çiftliği”ni üretime açtı. İlk etapta getirilen 3 bin 600 adet Angus ve Hereford et ırkı anaç sığırdan 600 sağlıklı buzağı elde edilirken; tesisin tam kapasitede yıllık 5 bin baş buzağı üretim hacmine ulaşması hedefleniyor.
“140 Bin Metrekarelik Dev Alanda 1 Milyar ₺ Değerinde Hayvan ve Yem Varlığı”
Toplam 140 bin metrekarelik operasyon alanı üzerine 9 milyon € yatırımla inşa edilen modern tesiste; 36 bin metrekarelik yarı açık 14 ahır, kapalı karantina ve revir üniteleri, 12 bin tonluk silaj çukurları, 5 bin metrekarelik kaba yem deposu ve 4 bin ton kapasiteli yer altı sıvı gübre yönetim merkezi bulunuyor. Tesis bünyesinde hâlihazırda 1 milyar ₺ değerinde canlı hayvan ve yem stoğu barındırılıyor. Uzman veteriner hekimler, zooteknistler ve ziraat mühendisleri denetiminde yönetilen çiftlikte, tam otomasyonlu rasyon hazırlama sistemleri devrede tutulurken tüm damızlık varlık Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası (TARSİM) güvencesi altına alındı.
“Yerel Çiftçiye Yem Pazarı ve Sıfır Atıkla Döngüsel Ekonomi Modeli”
Büyük Menderes Havzası çiftçisiyle sözleşmeli üretim modeli kuran dev tesis, ihtiyaç duyduğu kaba yem ve mısır silajını yöredeki bitkisel üreticilerden temin ederek bölge çiftçisine kesintisiz pazar garantisi sunuyor. Çevredeki meyve suyu işleme fabrikalarından temin edilen meyve posaları ise rasyonlara dahil edilerek sıfır atık prensibiyle döngüsel ekonomiye kazandırılıyor. Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, yılda 40 bin ton kırmızı et arz eden bir yapı olarak, ithal besilik dana bağımlılığını kırmak ve Türkiye’de kendi anaçlarımızdan doğan yerli besilik materyal zincirini kurmak adına bu yatırımı devreye aldıklarını vurguladı.
Toprak TV Olarak;
Kırmızı et piyasasında yaşanan dönemsel fiyat krizlerinin ve ithalat sarmalının temelinde, Türkiye’nin et ırkı damızlık anaç varlığındaki yetersizlik yatmaktadır. Süt ırkı erkek danalar yerine, karkas randımanı yüksek Angus ve Hereford gibi saf et ırklarının kendi topraklarımızda damızlık olarak çoğaltılmasını ve yerli besilik materyalin Aydın meralarında yetiştirilmesini hayvansal üretimimizin istikbali adına tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz.
Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı, Hayvansal Üretim Genel Müdürlüğü ile Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Koçarlı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda; et ırkı damızlık işletmelerine özel “Etçi Anaç Buzağı Teşvik Primi” tanımlanmalı ve buzağı başına verilen destekleme miktarları iki katına çıkarılmalıdır. Sanayi ve perakende kuruluşlarının benzer entegre damızlık yatırımları yapabilmesi için Hazine arazilerinin uzun dönemli tahsisi kolaylaştırılmalı; çiftlik atıklarından biyogaz ve organik fermente gübre üreten çevreci ünitelere yüzde 75 hibe sağlanmalıdır.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; besicilerimizin süt ırkı hayvan beslemek yerine genetik kapasitesi yüksek yerli et ırkı danalara yönelerek yemden yararlanma oranını maksimize etmeleridir. Tüketicilerimizin ise sofralarında tükettikleri kırmızı etin kaynağını sorgulamaları, menşei belli, veteriner hekim kontrolünde kayıtlı yetiştirilmiş yerli üretim et ürünlerini tercih ederek milli hayvansal üretime güç vermeleridir.

