-
[EDİRNE]
Türkiye’nin çeltik ihtiyacının yaklaşık yarısını tek başına karşılayan sınır kenti Edirne’de, bu yıl havzada etkili olan yağışlar bitkisel üretim gerçekleştiren üreticilerin yüzünü güldürdü. Geçtiğimiz dönemlerde kuraklık ve buna bağlı gelişen su stresi nedeniyle oldukça zorlu periyotlardan geçen üreticiler, nehirlerdeki ve barajlardaki doluluk oranlarının zirveye ulaşmasıyla derin bir nefes aldı. Edirne ovalarında “beyaz altın” hasadına yönelik hummalı hazırlıklar sürerken, bu yıl hem ürün kalitesinde hem de toplam rekoltede tarihi zirvelerden birine ulaşılması bekleniyor.
Su Kaynaklarındaki Artış Çeltik Ekim Alanını 500 Bin Dekara Çıkardı
Yaklaşık 130 gün boyunca su içerisinde yetişen ve geceli gündüzlü yoğun bir emek isteyen çeltik sahalarında, suyun bol olması ekim iştahını da doğrudan artırdı. Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, nehir ve barajlardaki su seviyelerinin maksimum düzeye ulaşmasının üretim planlamasını pozitif etkilediğini vurguladı. Ekiplerin sahada gerçekleştirdiği periyodik kontrollerde bitki sağlığı açısından hiçbir olumsuzluğa rastlanmadığını ifade eden Köse, su stresinin yaşanmadığı bu sezonda rekor düzeyde bir rekolteye koştuklarını belirtti.
İl Müdürü Köse: “Geçen Yılın Üretim Hacmini Çok Rahat Aşacağız”
Su rejimindeki düzenliliğin Edirne genelinde yarattığı tarımsal dopingi paylaşan Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, yeni sezon hedeflerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Barajlarımızın ve nehirlerimizin doluluk oranlarının üst seviyelerde seyretmesi, üreticilerimizin çeltik ekiliş alanlarını genişletmesini sağladı. Geçtiğimiz yıl Edirne genelinde 450 bin dekar olan çeltik ekim alanımız, bu sezon itibarıyla 500 bin dekar sınırına ulaştı. Dönem içi yağışların da ideal periyotlarda gerçekleşmesi çeltiğin vejetatif gelişimini çok olumlu etkiledi. Sahada hastalık ve zararlı yönünden hiçbir risk gözlemlemiyoruz. Geçen yıl 398 bin ton olarak kayıtlara geçen toplam üretim hacmimizin, bu yıl çok rahat bir şekilde 400 bin ton sınırının üzerine çıkacağını öngörüyoruz. Tunca ve Meriç nehirlerindeki su seviyeleri üreticilerimize büyük bir güven verdi.”
Üretici Mesut Çakır: “Tunca’nın Suları Son İki Yılın Susuzluğunu Unutturdu”
Edirne merkeze bağlı Avarız Köyü’nde uzun yıllardır çeltik üreticiliği yapan Mesut Çakır da tarlalardaki mevcut tablonun son derece umut verici olduğunu ve kış yağışlarının barajlara hayat verdiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Bu yıl tarladaki ürün gelişimi gerçekten göz kamaştırıyor. Kış aylarında havzaya düşen kar ve yağmur, tarımsal sulama barajlarımızı tamamen doldurdu. Bize Tunca Nehri üzerinden gelen su miktarı, bu sezon olması gerekenin çok üzerinde seyrediyor. Bitkisel üretimde en kritik süreç olan yabancı ot mücadelesini ve el işçiliğimizi eksiksiz tamamladık. Şu an çeltiklerimiz gebeleşme döneminde. Ot ilaçlamalarını bitirip gübreleme işlemlerini gerçekleştirdik. Son iki yıldır susuzluk ve nehir yataklarındaki kuruma nedeniyle ciddi verim kayıpları yaşamıştık. İnşallah bu yılki su bereketi, o kayıplarımızın tam anlamıyla telafisi olacak. Dekar başına 750 ila 850 kilogram arasında çok güçlü bir verim bekliyoruz.”
Geleceğe Güven: Modern Çeşitler ve Nehir Seviyelerindeki İstikrar
Tarımsal araştırma enstitüleri ve bakanlık koordinesinde geliştirilen yüksek verimli yeni çeltik çeşitlerinin de sahaya uyum sağladığı Edirne‘de, Tunca ve Meriç nehirlerinin debisindeki kararlılık üreticinin en büyük teminatı oldu. Kuraklık krizine karşı geliştirilen yerli tohumlar ve suyun rasyonel kullanımı, Edirne’yi sadece niceliksel olarak değil, niteliksel olarak da kaliteli pirinç üretiminde küresel bir marka haline getirmeye devam ediyor.
Toprak TV Olarak;
Edirne sınırlarında “beyaz altın” üreticilerimizin bu sezon yakaladığı su bereketi, bitkisel üretimde su arz güvenliğinin ve havza bazlı akıllı su yönetiminin tarımsal sürdürülebilirlik için ne kadar hayati bir kolon olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır. Her zaman vurguladığımız gibi; sofralarımızın baş tacı olan çeltiğin, su stresi yaşanmadan 500 bin dekarlık devasa bir sahada yüksek verimle yetiştirilmesi ulusal gıda egemenliğimizin en büyük teminatlarından biridir.
Son iki yıldır kuraklığın getirdiği verim kayıplarıyla mücadele eden Edirneli üreticilerimizin, bu sezon suyun getirdiği bereketle emeğinin karşılığını dekar başına 850 kilogramı aşan rekoltelerle alacak olması sevindiricidir. İklim krizinin kuraklık baskısına karşı nehir havzalarımızın ve barajlarımızın titizlikle korunması, ehliyetli ve uzman kadrolarca yürütülen sulama planlamalarıyla taçlandırılmalı ve yerli çeltik çeşitlerimizle üreticimizin geleceği güvence altına alınmalıdır. Tüm üreticilerimize kayıpsız ve bol bereketli bir hasat dönemi diliyoruz.

