-
[KARATAŞ / ADANA]
Bereketli Çukurova topraklarında Türkiye’nin ilk turfanda kütlü pamuk hasadı Adana’nın Karataş ilçesinde sahil bandındaki tarlalarda başladı. Lifiyle tekstil sanayisine, çekirdeğiyle bitkisel yağ sektörüne, linteriyle kağıt sanayisine ve küspesiyle hayvansal üretime yem ham maddesi sağlayan stratejik ürün pamukta, biçerdöverler tarlalara girdi. Türkiye pamuk üretiminde beşinci sırada yer alan Adana genelinde bu sezon yaklaşık 230 bin tonluk rekolte öngörülüyor.
Artan mazot, gübre ve sulama maliyetleri ile serbest piyasada oluşan düşük fiyat baskısı sebebiyle kentteki pamuk ekim alanı bu yıl 58 bin dekara kadar geriledi. Özellikle Karataş ve Ceyhan hattında taban suyu yüksek, çorak ve alternatif ürün desenine uygun olmayan arazilerde üreticiler toprağı boş bırakmamak adına pamuk ekimini sürdürüyor. Sahada turfanda pamuğun kilogramı serbest piyasada 40 ₺ seviyesinden işlem görüyor.
“Dönüm Maliyeti 15 Bin ₺, Çiftçinin Kârı Yalnızca Desteğe Kaldı”
Hasat sahasında değerlendirmelerde bulunan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, dünya borsa fiyatlarının iç piyasayı baskıladığına dikkat çekti. Gümrük vergilerinin artırılamaması nedeniyle iç piyasanın küresel dalgalanmalardan doğrudan etkilendiğini vurgulayan Doğan, “Dönüm başına üreticimize verilen destek bin 652 ₺ seviyesindedir. Ancak bu desteğin mevcut girdi fiyatları karşısında mutlaka artırılması gerekiyor. Bir dönüm pamuğun yetiştirilme maliyeti yaklaşık 15 bin ₺’yi bulmaktadır. Dekardan ortalama 400 kilogram verim alan bir üreticimiz, kilogramı 40 ₺’den sattığında toplam 16 bin ₺ gelir elde ediyor. Yani çiftçinin cebine kalan kâr, neredeyse sadece devletin verdiği destekleme ödemesi kadardır” dedi.
“Çorak Arazilerde Pamuğa Münavebe Muafiyeti Sağlanmalı”
Bölgenin toprak yapısına uygun özel bir destekleme politikası geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, iki yıl üst üste aynı ürün ekildiğinde üçüncü yıl destekleme verilmemesi kuralının Karataş ve Ceyhan’ın çorak alanlarında esnetilmesini talep etti. Doğan, “Karataş ve Ceyhan’da taban suyu ve tuzluluk nedeniyle buğday ya da ayçiçeği yetişmeyen parseller var. Çiftçimiz bu arazilere mecburiyetten pamuk ekiyor. Dolayısıyla bu özellikteki alanlara münavebe şartında pozitif ayrımcılık tanınmalıdır” çağrısında bulundu.
Toprak TV Olarak;
Tekstil sanayimizin dışa bağımlılığını önleyen ve yan ürünleriyle yem sanayisine can suyu veren pamuğun ekim alanlarının 58 bin dekara kadar daralması, tarımsal üretim planlaması açısından alarm vermektedir. Kilogramı 40 ₺ olan bir piyasada üreticinin sadece fark ödemesi primine mahkûm kalması sürdürülebilir değildir. Beyaz altının tarlada kalmaması, stratejik sanayi ham maddemizin güvenceye alınması demektir.
Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Adana Valiliği ve Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle; kütlü pamuk fark ödemesi (prim) desteği kilogram başına acilen üreticiyi rahatlatacak seviyeye yükseltilmeli, Karataş ve Ceyhan’ın alternatif ürün yetişmeyen tuzlu ve taban suyu yüksek arazileri için münavebe kuralında bölgesel muafiyet tanımlanmalı ve yerli sanayicinin yerli lif kullanımını teşvik edecek gümrük koruma kalkanları geliştirilmelidir.
Üreticilerimize tavsiyemiz ise; turfanda hasatta nem oranını düşürmek için sabah çiği kalkmadan biçim yapmamaları, makineli hasatta yaprak dökücü kimyasalların dozajına dikkat ederek lif lekelenmesini önlemeleri ve ürünlerini değerinde satabilmek adına lisanslı depoculuk imkânlarını ve kooperatif birlikteliğini etkin kullanmalarıdır.

