-
[MERKEZ-KIRŞEHİR]
Küresel iklim krizinin tetiklediği kuraklık, düzensiz yağış rejimi ve aşırı sıcaklık dalgaları karşısında Anadolu çiftçisinin tohum güvencesini sağlamak üzere Kırşehir’den tarihi bir Ar-Ge müjdesi geldi. Tarım ve jeotermal alanında ihtisaslaşan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi (KAEÜ) Ziraat Fakültesi, 12 yıldır kesintisiz sürdürdüğü “Tahıl Islah Programı” kapsamında İç Anadolu’nun kurak ve nadaslı arazilerine tam uyum sağlayan yeni ekmeklik buğday çeşitleri geliştirdi. 1600 ıslah hattı arasından titizlikle elenerek bölge verim denemelerinde standart çeşitleri geride bırakan 3 aday buğday çeşidi, kurak şartlarda dahi dekara 850 ila 900 kilogramın üzerinde verim potansiyeline ulaştı.
“Rektör Karahocagil: 10 Yılı Aşkın Emeğin Ürünü 3 Yeni Çeşit Tescile Gidiyor”
KAEÜ Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi deneme sahasında yürütülen çalışmaları değerlendiren KAEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, üniversite olarak sahanın ve çiftçinin gerçek sorunlarına bilimsel çözümler ürettiklerini ifade etti. Rektör Karahocagil, “Ziraat fakültemizin 10 yıldan uzun süredir yürüttüğü Ar-Ge ve ıslah faaliyetleri sonucunda kurak iklim ve bozkır toprak şartlarına fevkalade dirençli genotipler elde ettik. Dekara 850-900 kilonun üzerinde ürün verebilecek kabiliyetteki 3 yeni buğday çeşidimiz resmi tescil sürecine hazır hale geldi. Bu milli çeşitler kurak çevrelerdeki çiftçilerimizin en büyük güvencesi olacak” dedi.
“Dekan Çınar ve Doç. Dr. Ayrancı: 1600 Hat İçinden Seçilen 12 Yıllık Sabır”
KAEÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Çınar, buğdayın 10 bin yıldır Anadolu topraklarının can damarı olduğunu hatırlatarak; 2026 yetiştirme döneminde 20 çeşit adayının bölge şartlarında başarıyla test edildiğini ve tescil başvurularının Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğü’ne (TTSM) yapılacağını bildirdi. Islah programının yürütücüsü Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Ayrancı ise 2013 yılından bu yana yürütülen melezleme çalışmalarının perde arkasını aktardı: “12 yıl boyunca kış soğuklarını, yaz kuraklığını ve dengesiz yağışları tolere edebilen hatları inceledik. 1600 hat içerisinden zorlu kurak şartları başaran en dayanıklı 20 hattı belirledik. Sulanan arazide çeşit geliştirmek kolaydır, marifet kurak ve nadas alanlarda yüksek verim alabilmektir. Biz zoru başardık ve çiftçimizin düşük verim kaderini kıracak yerli çeşitleri ortaya çıkardık.”
Toprak TV Olarak;
İç Anadolu Ovası’nın kuraklık baskısı altında kavrulduğu, sulama suyunun her geçen gün azaldığı bir dönemde; Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi akademisyenlerinin 12 yıl boyunca sabırla ter dökerek dekara 900 kilo verim potansiyeline sahip kuraklığa mukavim yerli tohum geliştirmesini, Türkiye’nin gıda egemenliği adına altın değerinde bir milli başarı olarak görüyoruz. Üniversite tarlasında bilimin nasırlı ellerle buluşması, bozkırın kaderini değiştirecek en sağlam tohum hamlesidir.
Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı, Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğü (TTSM) ile Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; KAEÜ tarafından geliştirilen bu 3 yerli buğday çeşidinin tescil süreçleri hızlandırılmış özel Ar-Ge statüsünde ele alınmalıdır. Tescil sonrası elit ve orijinal tohum çoğaltımı için TİGEM işletmeleri ve üniversite arasında ortak sözleşmeli üretim protokolü imzalanmalı; kurak havzalarda bu milli çeşitleri eken çiftçilere sağlanan sertifikalı tohum kullanım desteği yüzde 100 artırımlı olarak ödenmelidir.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; İç Anadolu ve geçit bölgelerindeki hububat üreticilerimizin kuraklığa dayanıksız yabancı menşeli tohumlar yerine, yerli adaptasyonu 12 yıllık denemelerle kanıtlanmış milli çeşitlere yönelmeleridir. Tüketicilerimizin ise sofralarındaki ekmeğin arkasında Türk bilim insanının 12 yıllık ıslah emeği olduğunu bilerek; yerli buğday unundan üretilen ekmek ve unlu mamulleri tercih edip milli tarıma güç vermeleridir.

