-
[OSMANGAZİ-BURSA]
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen “Anadoludakiler Projesi” çerçevesinde, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) bölgenin tarımsal ve yerel üretim gücünü artıracak kapsamlı bir çalışmayı tamamladı. TR41 Bölgesi’nde yer alan Bursa, Eskişehir ve Bilecik illerinde öne çıkan sekiz özgün yöresel ürünün üretimden pazarlamaya tüm aşamaları “TR41 Bölgesi Öne Çıkan Ürünlerde Değer Zinciri Analizi” raporuyla masaya yatırıldı.
Bölgenin yerel üretim gücünü geliştirmek, kırsalda katma değeri yükseltmek ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak amacıyla hazırlanan raporda; ürünlerin tarladan sofraya uzanan işleme, depolama, dağıtım ve satış kanalları incelendi.
“Bursa, Eskişehir ve Bilecik’ten 8 Özgün Ürün İncelendi”
BEBKA uzmanları tarafından hazırlanan raporda, bölgenin simgesi haline gelen sekiz stratejik ürün ayrıntılı olarak ele alındı:
Bursa: Hasanağa Enginarı, Ahududu, Böğürtlen ve Mavi Yemiş (Yaban Mersini).
Eskişehir: Geleneksel el sanatlarının ve yer altı zenginliğinin simgesi Lületaşı.
Bilecik: Çukurören Biberi, İnhisar Narı ve Gölpazarı Cevizi.
Bu ürünlerin mevcut ekim alanları, verim düzeyleri, dış satım olanakları, pazara erişim güçlükleri ve markalaşma süreçleri tek tek değerlendirilerek üreticilerin gelirini artıracak çözüm yolları ortaya konuldu.
“Üretici Birlikleri Güçlendirilecek, İşleme Tesisleri Kurulacak”
Rapor sonucunda; yöresel ürünlerin hak ettiği ekonomik değere ulaşabilmesi için üretici kooperatiflerinin ve birliklerinin güçlendirilmesi, tarlada ham olarak satılan ürünlerin işlenerek paketlenmesi, soğuk hava zincirinin kurulması ve doğrudan pazarlama ağlarının geliştirilmesi öncelikli eylem alanları olarak belirlendi.
Yerel üreticilerden kamu kurumlarına, kalkınma paydaşlarından özel sektöre kadar geniş bir kesime rehberlik edecek olan raporun, bölgede başlatılacak yeni hibe ve yatırım projelerine temel oluşturacağı bildirildi. Hazırlanan teknik rapora BEBKA’nın resmi genel ağ sayfası üzerinden erişilebiliyor.
Toprak TV Olarak;
Bursa’nın enginarı ve orman meyvelerinden Bilecik’in narına, cevizine ve kırmızı biberine kadar uzanan bu eşsiz zenginliğin bilimsel bir değer zinciriyle taranmasını; tarımda katma değer üretme hedefimiz doğrultusunda çok kıymetli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Tarlada üretilen ürünün ham madde olarak değil; kurutulmuş, dondurulmuş, paketlenmiş ve tescillenmiş marka ürünler olarak pazara sunulması, köydeki çiftçimizin toprağında doymasını sağlayacaktır.
Karar vericilere çağrımızdır: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile BEBKA koordinasyonunda; raporda öne çıkan Hasanağa enginarı, Çukurören biberi ve İnhisar narı gibi tescilli ürünler için doğrudan “Kırsal Katma Değer Hibe Programı” açılmalıdır. Üretici kooperatiflerine liyakatle destek verilerek soğuk hava depoları, şoklama tesisleri ve kurutma fırınları Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında yüzde 85 doğrudan kamu hibesiyle kurulmalıdır. Enginar ve küçük meyvelerde sözleşmeli üretim modelleri geliştirilmeli, üreticinin pazar garantisi teminat altına alınmalıdır.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; çiftçilerimizin dağınık bireysel satış yerine kooperatifler çatısı altında toplanarak ürünlerini boylama ve paketleme süzgecinden geçirmeleridir. Tüketicilerimizin ise sofralarında ithal ve endüstriyel ürünler yerine; Bursa, Eskişehir ve Bilecik’in bereketli topraklarında yetiştirilen, besin değeri yüksek, tescilli yerel ürünleri tercih ederek Anadolu’nun üretimine sahip çıkmalarıdır.

