2 Bin 500 Rakımlı Yaylalarda Altın Bal Sağımı Başladı: Bitlis’in Dünyaca Ödüllü Karakovan Balında Büyük Hasat!…
-
[MERKEZ-BİTLİS]
Uluslararası yarışmalarda altın madalyalar kazanarak dünya çapında tescillenen, NATO zirvelerinde dünya liderlerinin sofralarına sunulan Bitlis’in geleneksel karakovan balında 2026 yılı hasat maratonu resmen başladı. 2 bin 500 rakımlı yaylaların temiz havasında, geven ve kekik başta olmak üzere binlerce endemik çiçek florasıyla beslenen arıların hiçbir yapay mum ve şeker desteği olmadan ürettiği saf karakovan balları, kovanlardan özenle sağılmaya başlandı.
Türkiye genelinde bal sağımının en geç gerçekleştirildiği merkezlerden biri olan Bitlis’te; söğüt dallarından örülen ve dışı killi toprak ile doğal organik harçla sıvanan geleneksel silindirik sepet karakovanlar, aylar süren sabırlı bekleyişin ardından açılıyor.
“Birlik Başkanı Caner Güngördü: 100 Bin Karakovanla Türkiye’nin Zirvesindeyiz”
Bitlis Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Caner Güngördü, il genelindeki 2 bin 200 kayıtlı arıcının dededen kalma geleneksel metotlarla üretim yaptığını belirterek şu bilgileri paylaştı:
“Bitlis, yaklaşık 100 bin karakovan varlığıyla Türkiye’de bu geleneksel apikültürün liderliğini yürütmektedir. 2 bin metrenin üzerindeki yaylalarımızın bakir doğası, sanayi kirliliğinden uzak coğrafyası ve zengin bitki çeşitliliği balımızın prolin ve antioksidan değerini zirveye taşıyor. İlimizde üretilen ballar dünyanın en prestijli yarışmalarından altın ödüllerle dönüyor. Hizan ilçemizde üretilen karakovan balımız daha önce NATO liderler zirvesinde dünya devlet başkanlarına ikram edilerek ülkemizin gururu olmuştu. 2026 sezonunda da yüksek rekolte ve benzersiz kaliteyle hasada başladık. Bu milli mirasımızı koruyarak dünya pazarlarına taşımaya kararlıyız.”
“Üretici Güven Güngördü: Prolin Değeri En Yüksek Hakiki Karakovan Balını Sağıyoruz”
2 bin 500 rakımlı yaylada dört kardeş olarak ata mesleğini sürdüren ödüllü bal üreticisi Güven Güngördü ise sağım sürecini aktardı:
“Havaların soğumasıyla birlikte yaylalarımızda hasat olgunluğuna ulaştık. Karakovan balının temel özelliği, temel petek kullanılmaması ve peteğin tamamının arının kendi salgıladığı doğal balmumuyla örülmesidir. Geven ve kekiğin baskın olduğu yüksek rakımlı floramız sayesinde balımızın kalitesi, aroması ve kristalize olmayan yapısı eşsizdir. Kazandığımız uluslararası altın ödüller bu emeğin tescilidir. Kendi işletmemiz üzerinden tüketicilerimize doğrudan ulaştırıyoruz.”
Toprak TV Olarak;
Söğüt dallarından örülüp tezek ve kille sıvanan o kadim karakovanları 2 bin 500 rakımlı dağ başlarında aylarca bekleyen Bitlisli arıcılarımızın sabrını ve alın terini; Türkiye’nin gastronomi ve apikültür hazinesi olarak görüyoruz. İnsan eli değmeden, fabrikasyon hilelere bulaşmadan üretilen bu altın bal; sahte ballarla mücadelede en büyük itibar kalkanımızdır.
Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı ile Bitlis İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda; 100 bin karakovan varlığına sahip Bitlis’te geleneksel sepet karakovan üretimi yapan arıcılara kovan başına doğrudan “Organik Geleneksel Arıcılık Koruma Desteği” verilmelidir. Bitlis karakovan balının uluslararası coğrafi işaret ve menşe tescili güçlendirilmeli; Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında Bitlis Arı Yetiştiricileri Birliği bünyesinde prolin, diastaz ve polen analizi yapabilen akredite laboratuvar altyapısı yüzde 85 hibe ile modernize edilmelidir. Tüketiciyi aldatan sahte glikozlu balların Bitlis etiketiyle satılmasını engellemek için karekodlu bandrol sistemi tavizsiz denetlenmelidir.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; arıcılarımızın kovan temizliğinde kimyasal kalıntı bırakacak sentetik ilaçlardan uzak durarak geleneksel sağım hijyenini korumalarıdır. Tüketicilerimizin ise piyasada ucuza satılan şuruplu glikozlu sahte ballardan sakınarak; Bitlis’in 2 bin 500 rakımlı yaylalarından çıkan, analiz raporlu ve birliğe kayıtlı hakiki sepet karakovan balını tercih edip bin yıllık arıcılık geleneğimize sahip çıkmalarıdır.



