Sorting by

×

Dünyadaki Çam Balının %90’ı Türkiye’den: Ege ve Akdeniz Ormanlarında Bereketli Sağım Başladı!…

    [MENTEŞE-MUĞLA]

    Dünya bal üretiminde Çin’in ardından ikinci sırada yer alan Türkiye, küresel çam balı ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını tek başına karşılayan kızılçam ormanlarında sonbahar hasadına başladı. Mersin başta olmak üzere yurdun dört bir yanından kovanlarını Muğla, Ege ve Akdeniz havzasındaki çamlık alanlara taşıyan göçer arıcılar, peteklerin sırlarını alarak sezonun ilk sağım heyecanını yaşadı.

“Mersin ve Muğlalı Arıcılar Omuz Omuza: İklim Koşulları Petekleri Balla Doldurdu”

Sonbaharın gelmesiyle birlikte sıfır rakımdan 2 bin rakımın üzerine kadar uzanan arılıklarda günün ilk ışıklarıyla başlayan hasat, bu yıl yüzleri güldürdü. Kovanlardan tek tek çıkarılan bal dolu çerçeveler, sağım çadırlarında sır alma teknelerinden geçirilerek makinelerde el değmeden süzülüyor. Mersin’den Muğla’ya gelen arıcı Selahattin Say, bu yıl iklim ve yağış rejiminin arıların çalışması için çok elverişli geçtiğini belirterek, “Mersinli arıcılar olarak yılın ilk çam balı sağımını yapıyoruz. Dünya çam balının yüzde 90’ını biz üretiyoruz. Sağım sezonu bu yıl yağışlar sayesinde çok verimli. Peteklerimiz doldu, bütün arıcılarımızın yüzü gülüyor” dedi.

Arıcılardan Ali Serdar arıların doğadan yoğun bir nektar ve salgı getirdiğini belirterek bereketi paylaştı. Eşiyle birlikte üretim yapan Meliha Say ise “Arılarımız doğadaki şifayı kovanlarımıza taşıyor. Biz de doğallığını hiç bozmadan doğrudan sofralara ulaştırıyoruz. Çok bereketli bir sezon geçiriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Düşük Glikoz, Zengin Mineral ve Güçlü Antioksidan Deposu”

Çiçek ballarına kıyasla daha geç kristalleşen, düşük glikoz ve fruktoz yapısına sahip olan doğal çam balı; yüksek mineral, amino asit ve antioksidan zenginliğiyle biliniyor. Kalp-damar sağlığından solunum yollarına ve sindirim sistemine kadar geniş bir koruyucu etki sunan tescilli Türk çam balı, iç piyasanın yanı sıra onlarca ülkeye ihraç edilerek milli ekonomiye yüksek katma değer sağlıyor.

Toprak TV Olarak;

Dünya çam balı tekelini elinde tutan Türkiye’nin bu eşsiz şifa kaynağını, kızılçam ormanlarımız ile arıcılarımızın biyolojik ortaklığına borçluyuz. İklim krizine, kuraklığa ve orman yangını risklerine rağmen kovanını sırtlayıp dağ taş demeden gezen göçer arıcımızın alın terini, hayvansal üretimimizin en stratejik ihracat değerlerinden biri olarak görüyoruz.

Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı, Hayvansal Üretim Genel Müdürlüğü ile Orman Genel Müdürlüğü (OGM) koordinasyonunda; çam pamuklu koşnilinin (Marchalina hellenica) yaşadığı kızılçam sahalarında “Bal Ormanları” koruma statüsü güçlendirilmeli ve bu alanlarda madencilik ile yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemelidir. Göçer arıcılarımızın nakliye, konaklama ve kovan başı mazot maliyetleri için doğrudan “Arıcı Nakil Desteği” sağlanmalı; piyasadaki sahte, glikoz şuruplu ve tağşişli ballara karşı barkodlu petek izleme sistemiyle dijital denetimler sıkılaştırılmalıdır.

Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; arıcılarımızın arı sağlığında ruhsatsız kimyasallardan ve kalıntı bırakan antibiyotik uygulamalarından kesinlikle uzak durmaları, sır alma ve süzme işlemlerinde hijyen kurallarına tam riayet etmeleridir. Tüketicilerimizin ise yol kenarlarında menşei belirsiz açıkta satılan şuruplar yerine; Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) onaylı, barkodlu, tescilli ve analiz raporlu yerli çam balımızı tercih ederek hem kendi sağlıklarını hem de arıcılarımızın helal emeğini korumalarıdır.

toprak haber

Kaynak: İHA

Bir yanıt yazın